Amigdala Nedir Bilir Misiniz?

Amigdala Nedir Bilir Misiniz?

Son yıllarda en çok merak edilen parçamızdır beynimiz. O sırlı dünyanın kapılarını aramaya ne dersiniz? Öncelikle limbik sistemin bir parçası olan eylemlerimizin merkezi diye nitelendirilen "amigdala"ya bir göz atalım...

Amigdala'yı bilir misiniz?


Beynimizin titrek ve korkak bir parçası.


Nöronlardan meydana gelir ve kulakların biraz üzerinde yer alırlar.


Her birimizde iki adet vardır.


Amigdala "Yunanca" bir isim ve badem anlamına geliyor. Çünkü şekli ve büyüklüğü badem ile eşdeğer.


Küçük ama önemli birçok fonksiyona sahip.


Çocukluk çağından sonra görülen anksiyete, korku, bipolar, panik atak gibi rahatsızlıklarla ilgili. Yani beynin duygu merkezi.


Hayatımızda duygular önemli bir yer tutuyor. Kişiliğimizi, karakterimizi belirleyen mizaç özelliklerimiz tamamen duygularımıza bağlı.


Bakın size (merak uyandıran) bir (araştırma) soru(su): Aynı anne-babadan olup, aynı ilk sosyal çevreyi paylaşan çocuklarda bile mizaç özellikleri farklı olabiliyor? Neden öz kardeşlerden kimi duygusal, kimi sert, kimi cesur veya korkak?


Bu sorunun ilginizi çekeceğini düşünüyorum. Hele ki kendi çocuklarınız arasında bunu görüyorsanız.


Yıllar önce bu soru Kagan diye araştırmacı bir babanın merakını uyandırmış ve küçük oğlunun diğerlerine göre ürkek olmasının sebebini bulmak için uzun soluklu bir araştırmaya girişmiş. Bunun için yapacağı araştırma boylamsal olmalıydı. Yani aynı grup üyelerini farklı zamanlarda ele almak. Dolayısıyla 20 yıla yakın azımsanamayacak bir zamanı bu araştırmaya ayırmış.


Akla gelebilecek sosyal, çevresel, genetik vb. etkenlerin hepsini tanımlamış ve neticede titrek bir amigdalaya çıkmış yolu.


Evet, titrek bir amigdala. Yani Kagan'ın küçük oğlu, diğer kardeşlerine nazaran daha titrek bir amigdalaya sahip hepsi bu.


Peki bu bizim için ne anlam ifade ediyor?


Amigdala beynimizin duygusal ve sosyal tepkilerinden sorumlu bir parçasıdır. En çok ilişkilendirildigi duygu ise korkudur. Yapılan araştırmalara göre bu parça bazı olayları hafızalar ve tepkileri otomotikleştirir. Mesela asansörde kalan birinin korku dolu imdadına şahit olur ve asansöre binmeye yönelik bir korku geliştirir. Ya da asansörü andıracak ses/görüntü gibi uyarıcılara karşı ataklar geliştirir. Buna da panik atak denir.


Bir başka örnek olarak daha yaygın görülen sosyal fobiyi ele alalım. Titrek bir amigdalaya sahip olan çocuklar ürkek olurlar. Kalabalıktan çekinir, korku/ağlama/terleme/titreme gibi nöbetler geçirir, iletişimde güçlük çekerler... Bunların hepsi olağan.


Burada iş yine anne-babaya düşüyor.


"Eğer anne baba çocuğun bu tür tepkilerine karşı, korumacı bir tavır sergiler ise çocuğun bu tepkilerini doğrular."


İşte en büyük tehlike budur.


Bundan sonra çocuk dokunulamaz hale gelir.


Fakat anne-baba "fazlasıyla korkulacak/heyecanlanacak birşey yok" edasıyla "anormal" olarak kodlanan bu yanlış algıyı "normal" hale getirecek bir tutum tutunurlarsa, ürkek çocukların bu mizacında günaşırı gelişmeler meydana gelecektir.


Söylemek istediğim şey şu: amigdalanın az titrek veya çok titrek olması ya da büyük veya küçük olması normal. Bu normallikten doğan cesur/ürkek/atılgan/sosyal/korkak gibi normal mizaç özellikleri vardır. Dolayısıyla ortada anormal olan bir durum yok. Fakat yanlış tavır ve tutumlar, yanlış algılara sebep olup korkunç sonuçlar doğurabiliyor. Yalnız yaşayıp, yalnızlığına tehdit oluşturabilecek her türlü dışsal etkene saldırgan bir ölüm tehdidi olan insanlar gibi. Yani farkında olmadan dünyayı bir korku yığına haline getiren bilinçsiz tutumlarımız.


Bir not : Beynin duygusal merkezi olan amigdala, sentetik kimyasallara karşı aşırı hassastır. Bu sentetik kimyasallar yiyecek ve içeceklerde bulunduğu gibi, daha tehlikeli olan kokularda da vardır. Kokular daha tehlikelidir çünkü hedefi direkt olarak beyindir. Kokuyu hisseden mukus tabaka beyne yol alır. Ve tabiiki ses. Ses dalgaları da en az koku kadar tehlikelidir fakat sentetik değildir.


Sonuç:


Amigdalanın normalliğine tehdit olan üç unsur:


1. Yanlış algıya sebep olan hatalı tutum ve davranış.


2. Yiyecek, içecek ve kokularda bulunan sentetik kimyasallar.


3. Duyguları aşırı uyaran müzik çeşitleri. Depresyon ve cinsellik müzikleri buna örnektir.


Saygılarımla...


Psikolog Kadir Özsöz

instagram

facebook


İlginizi Çekebilir:

Kaygı Bozukluğu ve Yaşam Mücadelemiz

Yanlış Olanı Savunma Dürtüsü

Beyninizi Güçlendirin

Beyin Dalgaları Etkisi



Bilge Değişim

Bu makale için henüz yorum yok.

Yorum yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.