Deprem Kaygısını Azaltmanın Yolları

Deprem Kaygısını Azaltmanın Yolları

Elazığ depremi sonrası artan kaygı hayatları olumsuz etkilemektedir. Fakat bunun önüne geçmek mümkün.

-Kaygıların altında korkular yatar. Korkuların dayanağı kimi zaman hayali olur kimi zaman ise gerçek. Deprem vb. afet korkusu bir hakikat olarak hayatımızda. Bu noktada bunu kabullenmek en iyisidir. Fakat korkuların travmatik bir hal almaması için deprem korkusunu tetikleyen uyarıcılardan uzak durmalıyız. Sözgelimi deprem ile alakalı tedbir alındıktan sonra hiçbir konuşma dinlenilmemeli, sohbetlere katılım sağlanmamalıdır. Korku halinde insanlar duyduklarını abartarak anlatıp korkularını azaltmak isterler. Bundan dolayı komplo teorileri yaygınlaşır. Baş dönmesi, kas gevşemesi vb. rutin döngülerde hissedilen titremelerde ampul, perde vs. kontrol edilir. Bunlar yapilmamalı. 


- Deprem saati, günü, yılı, haftası korku yoğunlaşır. Bunlar için algılarimizi düzenleyen bilgilerimizi kontrol etmeliyiz. Sözgelimi deprem doğal bir olaydır. Bir kaos değil kozmostur. Onu kaos haline getiren insandır. Gaz birikintilerinin boşaltılması ile fay hattı rahatlar. Üstelik deprem anında yıkılan binalar genel toplamın binde biri bile değildir. Depremde yıkılan bina / ölen insan oranları, trafikte kaza ve ölüm oranlarından çok daha azdır. Trafik kazaları ve ölümleri görülüyor diye trafige çıkmaktan korkmanın anlamı var mı? Bina sallanır fakat bu durum yıkılacağı anlamına gelmez. Eğer tedbirler alınmışsa gerginlik azaltılabilir.


- Kozmosun benzeri birçok döngüsü vardır. Akla bunlar getirilerek korku düşünceleri silinikleştirilir. Doğal yaşamda bulunan ölüm kadar normal bir olaydır deprem. Belki hayatımızda bir-iki kez yaşayacağımız deprem için bütün hayatımızı korku ile geçirmeye değer mi? Cesur olan bir gün ölür, korkan ise her gün. Hayat cesurca yaşanan bir süreç değil midir?


- Size gelen düşünceler gerçek değildir. Soyuttur. Soyut ve sahte olana kulak vermek doğru olur mu? Hayatımızı hiçbir şekilde etkileme gücüne sahip olamayacak sahteliklere tutsak olmak özgürlük değildir.


- Özgür olmak düşünceler ile bütünleşmek demektir. Deprem anı bilinçaltınızda yer edinmiştir ve bilinçli alanınıza etkide bulunmaktadır. Siz bilinçaltınızı çeşitli etkinlikler ile donatmalısınız gündelik yaşamda. Günlük rutinlerinizi aksatmadan yapmaya devam etme cesareti göstermeli ve daha üst düzey sosyal etkileşim sağlamalısınız. Sosyal ilişkilerinizi kuvvetlendirmelisiniz. Hayatınızı olumlu etkileyecek muhabbetlere katılmalı, entelektüel ve sportif aktivitelerinizi arttırmalısınız.


- Travmatik olaylar bu şekilde giderek silinikleşir. Deprem anı sonrası korkularınızın yoğun hissedilmesi normaldir. Herkeste pekâlâ hissedilir. Olması gereken budur. Hissedilmediğinde sorun vardır. Yapmanız gereken korkularınıza teslim olmamaktır. Onları derinleştirecek kompulsiyonları yapmamalısınız. Hayatı normal seyrinde yaşmaya devam etme gücü mutlaka vardır. O gücü harekete geçirme cesaretini gösterin yeter. Bu günler de geçecektir.


Psikolog Kadir Özsöz


Bu makale için henüz yorum yok.

Yorum yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.