Ergenlik Kavramı Sizi Aldatmasın

Ergenlik Kavramı Sizi Aldatmasın

Ergenlik döneminde olan anne-babalar dikkat! Korlulan ve kaygı duyulan ergenlik dönemi hakkındaki önemli gerçek...

"Henüz çok genç bir kavram ergenlik. Bize yabancı ve bize düşman bir kavram. Tanıştık tanışalı gelmeyen kalmadı başımıza."


Haklı bir ebeveyn feryadı bu. Haklı, çünkü aramıza girdiği günden bu yana hep sorunlarla anıldı.


10-11 ile 20-25 yaş arası sürebilen dönem arasını niteleyen bir kavramdır ergenlik. Bu dönemde çocuklara veya gençlere karşı pek titiz davranmak durumunda ebeveynler.


Tarihimizin derinliklerinde, bu yaş aralığında birçok kahraman, bilgin ve örnek ile karşılaşmak pek mümkün.


Mesela tıp dünyasına adını altın harflerle yazdıran bir isim,  İbn Sina... Meşhur ünvanıyla "Tabipler Sultanı". Tabip olarak ün kazandığında sadece 16 yaşındaydı. Ne yalnızlık,  ne depresyon ne de aşk sancısı ona engel değildi. Hatta bu yaşlarda saray kütüphanesindeki bütün kitapları okumuştu. " el-Kanun fi't-Tıb" isimli devasa kitabı hala tıp dünyası için bir hazine.


Ya "Kimyanın Babası" Cabir? Tıp,  fizik,  astronomi,  matematik,  felsefe ve kendisinin disipline ettiği Kimya... Bütün bu bilim dalları için tek bir kaynak idi O. Üstelik henüz ergenlik çağında "iksir" denen maddeyi açıklığa kavuşturmuştu.


Daha birçok örnek verebilirim; Kindi,  Neyrizi,  ibn Heysem ve daha birçokları...


Daha yenileri de var:


Mesala Ryan Patterson 17 yaşında ve işaret dilini, yazı diline çeviren bir eldiven icat etti. 16 yaşındaki Azza ise, plastik atıkları biyoyakıta dönüştürebilecek yeni bir yol keşfetti...


Oysa ergenlik diye kavramsallaştırılan bu dönemde çocuklar ve gençler artık tamamen duygularının esiri. Kendilerini böyle bir ortamda bulan herkes aynı tehlikede. 


Bu ortamın en büyük tehlikesi ise sosyal paylaşım siteleri. Yani yalnızlığa çare görülen sanal kalabalıklar...


Bir "tık" ile kendilerini dünyaya sunabilecek bir ortam ile karşılaşan gençler,  içinde bulundukları anlamsızlığı bitirme umuduyla paylaşım sitelerinin bir parçası haline geliyorlar.


Yalnızlık dünden bugüne en büyük tehdit. Eskiden bir kimsenin çocukluktan ömrünün sonuna kadar süren birkaç arkadaşı olurdu ve ömrün sonuna kadar her türlü zorluğa rağmen sürerdi.


Oysa şimdi herhangi bir gencin çok küçük yaşlarda milyonlarca takipçisi olabiliyor. Olmasa bile hemen her "ergen"in artık binlerce arkadaşı var,  ama sahte... Yani hiçbir zorlukta yanında bulamayacağı arkadaşlıklar.


Birkaç kez instagram yahut facebooktan canlı yayın yapan bu gençlerden bazısına denk geldim. Bekledim herhangi bir içerikle karşılaşırım diye ama nafile. Yani canlı yayında görülen bir genç var ama konuşmuyor. Sadece bekliyor... Canlı yayına katılanlara hoşgeldin çekiyor,  bu kadar. Daha sonra bunun " ergen gençler" arasında iyice yaygınlaştığını gördüm. 


Onlardan birine sordum neden böyle bir canlı yayın yapmaya ihtiyaç duyduğunu. Cevap tam da beklediğim gibiydi: BİLMİYORUM. Aslında hiçbiri nasıl bir arayış içerisinde olduğunu bilmiyordu. Bu arayış bir kaçıştı, bir korkudan kaçış. Yalnızlık korkusundan.


Ergenlik diye kavramsallaştırılan bu dönemde artık gençlerimiz üretmiyor. Sadece tüketiyor. Çılgınca tüketiyor. Ve kaçıyor... Hem de neden ve kimden kaçtığını hiç bilmeden.


Aslında 10 ile 16 yaş aralığı beynin ön lobunun ön planda olduğu yıllar. Yani her birey bu dönemde kendini ve çevresini yeniden tanımlama sürecine giriyor. Anlıyor ve anlamlandırma çabasına giriyor. Bu durum üretimin dinamiği olan merak yetisini biliyor. Oysa şimdi...?


Ergenlik dönemindeki gençler yalnızlıklarını bitirmek için bir yığın maceranın içerisine giriyorlar. Facebook,  instagram,  tiktok... ve nicesi. Oysa içine girdikleri bu yığınla maceralar ağı yeni bir yalnızlık tehlikesi doğurmuş durumda. İnsanlığın başına örülen bu çorabın yeni ismi kalabalık yalnızlık. Varlığı yokluğundan daha kötü olan sanal bağ.


Bir karadelik bu... Meçhule açılan bir kapı.


Psikolog Kadir Özsöz

instagram 

facebook



ilginizi çekebilir:



Bilge Değişim

Bu makale için henüz yorum yok.

Yorum yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.