Evrenler İçinde Evrenler: Varlığa Derin Bir Bakış

Evrenler İçinde Evrenler: Varlığa Derin Bir Bakış

Yukarıdaki fotoğraf size ne düşündürdü? Bizce pek çok kimsenin aklından geçen o müthiş fikrin ifade bulmuş hali: Acaba evrenler içinde evrenler bir gerçek olabilir mi?

Fotoğrafa dikkatle bakmadıysanız, bir kez daha bakıp, daha derin düşünmeniz gerekir bizce. Dikkat: 


Bilimle, varlık felsefesiyle ilgilenen; hayret etme yeteneğini kaybetmemiş her birey, mutlaka bir çoklu evren düşüncesi içerisine girmiştir. Kısaca şöyle: Acaba içinde bulunduğumuz bu koca evren, aslında başka bir koca evren içerisinde bir noktadan ibaret olabilir mi? Peki bizi bu düşünceye sevk eden nedir?


Büyüklük ve küçüklük kavramları mutlak ifadeler değildirler. İnsan için bir nesnenin niceliği başka bir fiziksel varlığın kıyası ile anlam kazanır. Dolayısıyla karınca küçük, fil büyüktür bizim için. Çünkü burada kıyas için ölçüt aldığımız biziz, kendimiz. Fakat içinde bulunduğumuz dünya çok daha büyük olsa gerek fikri, içinde bulunan varlıkların niceliksel ve niteliksel olarak çokluğundan ulaştığımız bir bilgi.


Daha sonra dünyamızın da içinde bulunduğu güneş sistemini inceleme alanına dahil ettik ve dünyanın niceliği için farklı fiziksel ölçütler çıktı karşımıza. Diğer gezegenler ve güneş gibi... Ve gördük ki aslında dünyamız güneşin yanında bir nokta gibiymiş. Peki, biz de dünya içinde bir noktadan ibaret değil miydik? Ya sadece 2 metre yüksekten baktığımızda bir noktadan daha küçük görünen karıncalar? İşler karışıyor galiba...


Durun ama bir dakika... Güneşin yanında bir nokta kadar bile değil dünyamız. Öyle ama, dünyamızdan yaklaşık olarak 12.000 ışık yılı uzaklıkta bulunduğu düşünülen AH Scorpii yıldızını biliyor musunuz? Tam 1,411 güneş çapındadır bu yıldız. Buradan bakıldığında değil biz ve dünyamız, Güneş bile sıska bir çocuk gibi...


Ya güneş sistemlerinin içinde bulunduğu samanyolu galaksimiz? İşte bu noktada akıllara durgunluk veren büyüklükler ile karşı karşıya kalıyoruz. Çünkü, içinde bulunduğumuz galaksi benzeri sayısını kestiremediğimiz milyonlarca galaksi mevcut evrenimizde.


Şimdi sizi yeni bir fotoğraf ile başbaşa bırakmak istiyoruz: 


Evet, yanlış anlamadınız, çünkü durum tam olarak böyle. Yani hücrelerden meydana gelen organizmamızda yaşayan milyarlarca hücre var. Ve bütün bu hücrelerin canlı olduklarını biliyoruz. Üstelik bu hücrelerin bile içinde yaşam alanı olabilir. Yani büyüklük ve küçüklük dediğimiz kavramlar, pek de öyle anladığımız gibi değil! Çok, çok daha karmaşık.


Sözgelimi yapılan araştırmalarda, insan beyninde çok boyutlu bir evren olduğu iddiası atılmıştı ortaya ve bu iddia gayet ciddi olarak savunulmakta. Peki, bu çok boyutlu evrenin içerisinde daha başka çok boyutlu evrenlerin olmadığından nasıl emin olabiliriz? Ya da içinde bulunduğumuz bu kocaman, büyüklüğü bizlerle ölçülemeyecek kadar geniş evrenin, çok daha büyük başka evrenler içinde bir evren olmadığına nasıl emin olabiliriz?


İşte bizi bu düşünceye sevk eden nedenler... Peki, sizce de bu mümkün değil mi?


Aslında bu soruyla birlikte başka bir soruyu daha yöneltmeliyiz kendimize. Hatta bunca farklı âlemler içinde âlemler düşüncesiyle başbaşa kaldıktan sonra, belki de en çok bu soru üzerinde durmalıyız: Acaba çok mu önemsiyoruz kendimizi?


ÖNERİ: EİNSTEİNİN GÖRELİLİK KURAMI GERÇEK HAYATTA NERELERDE KARŞIMIZA ÇIKAR


Elif Özsöz


benzer içerikler:

Bilge Değişim

3 Yorum

  • Neslihan Ç.

    Bu muhteşem bir şey!

  • Ayşe Kor

    Devasa bir alem. İnsan için alemi ekber demiş atalaramız, acaba bu derin düşünceden yola çıkarak mı soylemişler? Kim bilir.

  • Şok olmuş hissediyor

    Düşünüyurm düşünuyrm düşünyrum fakat içindn çıkamıyrum. Nasıl olacak bilmyorum

Yorum yazın

Email adresiniz yayınlanmayacaktır.